TurkArkadas
Sohbet için size en elverişli
ortamı sağlamaktadır..
Sevmek
inanmaktir.
** Sevmek yasamaktir.
** Sevdigini kendisi gibi, kendisinden de çok
duyumsamaktir.
** Sevmek sevdigi olmaktir.
** Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir.
Iki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir
kalp olunur, tek bir yürek olunur.
** Sevmek paylasmaktir . Sevdigiyle sevdigini
paylasmaktir. Sevdigiyle kalbini bölüsmektir sevmek.
Ki tek kalp olunsun.
** Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son
bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmis gibi görünen
sevgiler vardir. Vazgeçis de yoktur sevgide.
Yasandikça yasatilir sevilen. Ama kimi zaman sevgili
için kimi zamansa sevginin bir geregi olarak saklanir
bu asklar. Vazgeçis yoktur, vazgeçmis gibi görünmek
vardir o yüzden.
** Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin oldugu yerde
son bulur istekler. Bir sey varsa istedigin bu senin
için degil, sevgili için istedigindir. Ondan O'nun
adina istersin. O'nu daha sonsuz sevebilmek için
istersin. Sevme özgürlügünü istersin, kabul edilmesini
istersin. Istersin ama bir gün gelir bu istekler de
son bulur. Kendinden istersin artik. Sevgiliyi daha
çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kilmak istersin.
Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mi bunu sevgilinin
istegi belirler.
** Sevmek sevgiliyi istememeyi ögrenmektir. Sevmek
sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir.
** Sevmek; sevmek istemektir.
** Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son buldugu
bir duraktir o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya
silinir gider. Ne O'ndan anlasilmayi beklersin, ne onu
anlamayi. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla,
Mecnun olmasini. Bekledigin bir sey yoktur sevmeyi
becermek disinda.
** Sevmek, gücenmemektir.
* *Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi
ögrenmek demektir.
* Sevgilinin ölüm hançerine bile hayir dememektir
sevmek. Onun vurusuna, onun tokadina alinmamaktir,
sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü
kabullenmektir. Ihanetlere, hainliklere bile
üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm
diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir biçak ucuna
koymaktir sevmek.
** Sevmek ölmektir.
** Sevmek, ölmesini bilmektir.
** Sevgili için yasamaktir. Onun eli, kolu, gözü,
kalbi olmaktir. Ama artik onun bir seyi olunmadigi bir
zaman ölmesini bilmektir! Sevmek, vermektir. Sevmek
sevdigi için almasini bilmektir. Almamaya yemin ederek
vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi
almasini bilmektir sevmek!
** Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar
varolmaktir o sevgiden.
** Sevmek sevgilinin gel deyisine hayir demektir.
Sevgilinin askiyla bogusurken, yüzerken o ask
denizinde sevgilinin uzanan eline hayir demektir.
** Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktir sevmek. Aglayan
gözlere sefkat ve tebessümle yanit verebilmektir.
** Sevmek, sevgili olmaktir. Sevgilinin yüzündeki
gülücük olmaktir. Onu yasama döndürecek bir damla su
olmaktir. Sevmek sevgilinin limani olmaktir. Sevmek
sevdiginin cani olmaktir. Onun ölümü isteyebilecegi
cani olmaktir. Sevmek yangin olmaktir. Yanmaktir, kor
olmaktir. Dag olmaktir, evren olmaktir. Her sey
olmaktir, hiç olmaktir. Alev olup girmektir gönüllere.
** Sevmek yürümektir gönüllerde.
** Sevmek güvenmektir.
** Sevmek onaylanmaktir.
** Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakin
olmaktir. Sevmek çok ötelerde olsa bile yasamak ve
yakin olmaktir sevgiliye. Yakinliliktir, dogalliktir,
özdenliktir sevmek.
* *Yalansizlik, içtenlilik, ölümsüzlülüktür sevmek.
Ilk insanin, Havva'nin Adem'in safligini ve
temizligini, çocuk masumlugunu tasimaktir sevmek.
* *Gözyasi olmaktir, yagan yagmur olmaktir. Bir
sonbahar mevsiminin sari yapragi gibi yalniz olmaktir
sevmek.
** Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir.
* *Sevmek üsümektir. Sevgilinin yokluguna üsümektir.
* *Sevgiliyle her seyi göze almaktir sevmek. Ki
sevgilinin oldugu cehenneme yürümektir. Sevgilinin
olmadigi Cennete de gitmemektir sevmek.
** Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir.
* *Sevmek bir olmaktir.
* *Sevmek yasamaktir.
** Ve sevmek inanmaktir.
* *Sevmek bir baskasinin hayatini yasamaktir.
** Sevmek sevmesini haketmektir.
* *Sevmek sevgilinin baktigi yerde, sustugu yerde
olmaktir.
* *Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahina
varmaktir.
* Sevmek saz benizli sabahlarda yasamaktir sevgiliyi.
* *Sevmek sevmesini bilmektir.
* *Sevmek ölmesini bilmektir.
* *Sevmek SEVMEK olmaktir.
* *Ask olmaktir.
* *Ask bir kere sevmektir.
* *Sevmek askin kendisi olmaktir.
* *Ölümü Özlemeyen Aski Anlayamaz
*Kişi sevdiğiyle
olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi
kadar, onunla yaşar!. Sevginin ne olduğunu tam olarak
bilemediğimiz için, çoğunlukla, “
beğeni ” ile “
sevgi ”yi
birbirine karıştırırız.
“
Beğeni ”
yanında “ sahip olma
” arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden
hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde
tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta
çok yaygın bir duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine
sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak
onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler…
Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde
tasarruf etmek ister.
“
Sevmek ” ise
bundan çok farklıdır…
Sevince, yalnızca
sevdiğin için yaşamak istersin!. Yalnızca yanında olmak,
yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk
alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine
sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu
hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak
istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen
kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!..
Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle
değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün
ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz,
elin ondan başkasına uzanmaz olur!.
Her an sana sahip
olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde
olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel
yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve
onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı
dilersin!.
Sevgi, fıtratın müsait
ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir
kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de,
“sen o olmuşun” derler!
Beğenen sahip olmak
ister…
Seven ise sevdiğinde yok
olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.
Bazılarının da sevgi
kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiği
uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku
siliniverir üzerinden “
kopamama ” sabunuyla!. Parasından kopamaz…
Mevkiinden kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde
yaşadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan
kopamaz!. Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini
sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye başlar,
yetersizlikler görmeye başlar… Bunlar önce acıma
duygusuna dönüştürür sevgisini; uzaktan acıyarak
seyretmeye başlar… Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi
sandığı duyguları!. Bu tecrübe gösterir ki, onun
fıtratında sevgi programı yoktur!.. Beğeniyi, sevgi
sanmıştır!..
Uzaklaşma ondan gelmemiş
de, karşısındakinden gelmişse, bu defa “
nefret” e
döner “ beğeni”;
ondan intikam alma duygusu gelişir içinde; ve
vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu
yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın,
layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..
Oysa yalnızca,
fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını
yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı
için, kendisine hoş gelen huyları için, mevkii-koltuğu
için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış; sahip
olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde
kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih
etmiştir…
Seven ise göze almıştır
kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan,
dosttan akrabadan uzak kalmayı…
Fıtratından gelir
sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi
yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan… O yüzden
kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!
Seven, karşılıksız
sever!…
Beğenen karşılığını
ister!.
Benim istediğim gibi
yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!..
Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne
olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi…
Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi
yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!.
atamaz kendini ateşe!.
Sevgi sonunda yanmayı
getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.
Beğenen mahlûkat
çoğunluğuna göre, “
sevgi ” delilikten bir türdür!.. Anlamazlar
onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip, her
şarta katlanmayı! Ve “
delillik bu ” derler…
Beğenme bir tür “
hobi ”dir!…
Bazen ömür boyu sürer, bazen birkaç yıl, bazen bir kaç
ay!..
Sevgi bir ömür boyudur!…
Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç
gerilemez!. Çoğunlukla karşısındakinden yüzünü
göstermesinden
gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü
O!… O zaman onlar için derler ki,
“Allah”a aşık
oldu!..
“
Kendine seçtikleri
”dir sevenleri bir çehreden!… Özünden sevgiyi
yaşayanlardır, “
mukarreb ”leri!…
Hünerlerini sergilemek
için yaratmıştır herşeyi…
Sevmek için yaratmıştır
sevilenleri!.
Gözlerinde seyretmek
için gözleri olarak yaratmıştır
“aşk” ı
yaşattıklarını!..
Avam anlamaz ve bilmez
bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!..
Oysa gerçek “
aşk ”
O 'nun ateşine
pervane gibi atılıp; varlığını
O 'nda
yitirip; O 'nun
“ Baki ”liğini
yaşattıklarıdır gerçek “
aşık ”lar!..
Özel bir fıtratla
gelmişlerdir onlar, “
aşık ” olmak için!.. Yaşamları boyunca bir
değer taşımamıştır dünya ve içindekiler!..
|